1Sitemize kayıt olun
2Ücretsiz katagorilere bakın.
3Ücret ödemeden hizmet alın

Herhangi bir proplem veya sorun bildirim için email  destek [ @ ] fevt.net . Teşekürler!

Çalışma Saatlerimiz

Pazartesi-Cuma 11:00 - 22:00
Cumartesi- 13:00 -17:00

GSM: 0 545 942 20 50

Hesap Oluştur

*

*

*

*

*

*

FORGOT YOUR PASSWORD?

*

Fevt Diğer

Web Site Fiyatları

Web tasarım fiyatları belirlenirken bir çok kriter değerlendirilir. Web tasarım fiyatlandırmasında ilk değerlendirilen ihtiyacın ne olduğudur.

Özgün tasarım diye tabir ettiğimiz kişiye kuruma veya topluluğa yapılan web tasarım işleri de olmakla beraber günümüz piyasasında bir çok tasarım paketleri hazır olarak sunulmaktadır. İçerik kaygısı güdülmeyen arama motorlarındaki aramalarda çıkmayan, geliştirilmeye açık olmayan sayfalar kullanıcıların çok ufak ölçekte ihtiyacını karşılamaktadır.

Web tasarımı yapılacak sayfanın niteliği, içeriği, yazılım gereksinimleri (admin panel v.s.), alt sayfa adetleri, renklam çalışmaları, her platformda görünebilirlik için sitenin mobil versiyonlarının yapımı, çok lisanlı olması gibi unsurlar web tasarım fiyatlarına direk etki etmektedir.

Web Sitesi Fiyatları
Peki bu web sitesi fiyatları nasıl belirleniyor? Bazı kişiler 250 TL gibi ucuz web sitesi yaparken, bazı kişiler 1.500 – 2.000 TL civarı hatta daha yüksek fiyatı neye göre ve nasıl çekiyor?

Günümüzde hazır scriptler ile standart ve kaliteli web siteleri kurmak mümkün. O yüzden bir çok kaliteli firma bu yöntemi kullanabilir. Hazır script olması yapılan web sitenin kalitesiz olduğu anlamına gelmez, bu büyük bir yanılgıdır. Hazır script web sitesi kurma nedeni harcanan zamanı, dolayısıyla müşteriye çekilmesi gereken ücreti düşürmektir. Çünkü sıfırdan panelli, kaliteli web sitesi kurmak, tasarımı, kodlaması ve benzeri durumlarda 1 ay civarı sürer.

2 çalışanı, ofisi olan basit bir web tasarım firması 1 ay boyunca sadece 1 web sitesi kurmak için uğraştığını düşünelim. Bu firma giderlerini karşılamak ve artı olarak kar edecek bir fiyata web sitesi yapmak zorunda. Çünkü şirketlerin temel amacı kar etmektir.

 

Sayfaya Aşırı 301 Yönlendirmesi

 301 yönlendirmelerinden gelen linkler Webmaster Yardım Videosu’na göre PR’ı biraz düşürür.

01 Yönlendirme, ‘Redirect Permanent’ yani kalıcı olarak yönlendirmek demektir. Web sitenizin içeriğini değiştirmeye veya başka bir projeye yönlenmeye karar verdiğinizde 301 yönlendirmesini kullanmak zorundasınız demektir.

Sitenizin içeriğini ve linklerini değiştirmek, arama motorları tarafından hoş karşılanmaz. Daha önce arama motoru tarafından indexlenmiş ve başka sitelerden link almış sayfalarınızın URL yapısını değiştirirseniz, insanlar o sayfalara ulaşamaz. Eski sayfaların adreslerini yenisine kalıcı olarak yönlendirdiğinizde, zararı minimuma indirerek sitenize gelen ziyaretçileri yönlendirmiş olursunuz.

301 Yönlendirmesi Nasıl Yapılır?

301 Yönlendirmesi oldukça kolay bir şekilde yapılabilir. Linux tabanlı işletim sistemlerinde bulunan .htaccess dosyası üzerinde yapacağınız ufak değişiklikler ile, yönlendirmek istediğiniz istediğiniz URL’li istediğiniz gibi kontrol edebilirsiniz. Ancak .htaccess dosyası üzerinde değişiklikler yaparken çok dikkatli olmakta fayda var. Olası 500 Internal Server Error’lerden kaçınmak için, dosyanızın orijinal halinin bir kopyasını mutlaka alın. 301 yönlendirmesi için örnek bir kod aşağıda yer alıyor;

301 yönlendirmesi nedir?

301 ve 302 Yönlendirme Arasındaki Farklar

301 yönlendirme yukarıda bahsettiğimiz gibi “kalıcı yönlendirme” yöntemidir, ancak 302 yönlendirme ise geçici bir yönledirme türüdür(302 moved temporarily).

301 yönlendirme yöntemi site tamamen taşınırken veya bir iç link ile işimiz tamamen bittiğinde kullanılır ve bu site veya linklerin SEO değerlerinin büyük kısmının korunması sağlanmış olur. Link ve sitelerin değerlerinin yüzde sekseninin taşındığını tecrübelerimize dayanarak söyleyebiliriz.

302 yönlendirme ise geçici bir süreliğine kapalı olacak bir site veya linkimiz için kullanmamız gereken aynı şekilde geçici bir yönlendirme türüdür. Bu geçici durumlara sitemizin yenilenme süreci, teknik sebeplerden dolayı kısa süreli bakım yapılması veya şu anda süresi biten bir kampanya veya ürün için kullanabiliriz. Böylece sitemizi veya linki ziyaret edenler 404 veya eror sayfası ile karşılaşmaz ve sayfanın değeri düşmez. Google robotları 302 yönlendirme süresince bu linkleri taramaz.

Yukarıdaki örneklerde anlatıldığı üzere bu teknik durumlar iyi analiz edilip 301 veya 302 yönledirme kararları verilip ulaşılamayan sayfalara bir an önce müdahale edilmelidir. Aksi takdirde Google botları tarafından taranan site veya linkinizin değeri ve sıralaması düşecek hatta indexten çıkarılacaktır.

Sitenizdeki hatalardan korunmak için Search Console’daki hataları kontrol etmeni ve sitenizi zaman zaman crawl ederek takip etmeniz gerekiyor. Değişen linklerinizi 301 veya 302 yöntemi ile yönlendirerek hatalardan korunabilirsiniz.

 

Site İçinde (On-Site) Kopya Bilgi

Siteniz içinde birbirinin kopyası bilgiler yer alması, sayfanızın görünürlüğünü aşağıya çekebilir.

 

Kopya içerik yayınlanmasının 2 boyutu bulunmaktadır. Birincisi yasal boyut, ki özellikle haber sektöründe bu konuda ciddi yasal düzenlemeler getirilmektedir. Alıntı yapılarak veya kaynak gösterilerek bile telif hakkı ihlaline yol açabilecektir. Bu sebeple henüz şekillenmemiş bu yeni yasal düzenlemeler çerçevesinde yorum yapmamız şimdilik doğru olmaz. İkincisi, arama motorlarının kopya içeriği değersiz görmesi, aşırıya kaçılması durumunda internet dünyasını gereksiz yere kirleten çöp site olarak algılamasına kadar gidebilmektedir. İçerik kopyalama genelde 2 farklı şekilde oluşur, biri site içi kopya durumu biri de harici kaynak kopya durumudur. Site içi kopya durumu ise, genelde bir sektörde hizmet veren (nakliyat, uçak bileti vs.) sitenin aynı hizmeti tüm il veya bir ile ait tüm ilçelere yönelik çalışma sebebiyle açtığı sayfalarda benzer içeriği kullanması durumunda oluşur. Örneğin, İstanbul uçak bileti, izmir uçak bileti, ankara uçak bileti gibi sayfalar açtıysa ve 3 – 5 paragraflık tek makaleyi sadece il isimleri değişecek şekilde diğer sayfalarda yayınladıysa, bu durum Google gözünde kopya veya büyük oranda benzer içerik olarak algılanmaktadır. Bu durumda Google, webmaster araçlarında kayıtlı sitelere uyarı maili göndermektedir.

Harici kaynaklarda içerik kopyalanması durumunda bu denli büyük cezalar olmasa da, sitelerin sıralama kaybetmesi veya ilerleyememesi en belirgin sorunlarından birkaçıdır. Farklı sitelerden alınacak içerikler de kısmi alıntılama yapılması, öncesinde ve sonrasında alıntıdan daha uzun miktarda özgün açıklamalar da bulunulması son derece önemlidir. Kısaca alıntı yapılan ve alıntının yayınlandığı sayfalar arasındaki benzerlik oranı, o içeriğin kopya mı yoksa alıntı mı olduğunu göstermektedir. Tabi bunun dışında, bu alıntılamanın o sitenin toplam kaç sayfasında yapıldığı da yine önem taşımaktadır. Eğer her sayfanızda özgün açıklamalar da yer alsa alıntılamalar varsa, bu sitenizin Google gözündeki kalitesini azaltmasına neden olacaktır.

Kopya içerik konusunda sık karşılaşılan diğer bir sorun, kopya içerik bulunduran web sitelerinin sıralamasıyla ilgilidir. Çoğu webmaster, kendi içeriğini kopyalayan sitelerin daha üst sırada listelendiğinden şikayet etmektedir. Seo çalışmalarında, site dışı kriterlerin önemi site içi kriterlerden daha fazla olduğu için, kopya içerik durumu, kaliteli backlink çalışmalarıyla telafi edilebilmektedir. Ne yazık ki, zamanlama açısından sizden çok sonra dahi aynı içeriği yayınlasa daha üst sıralarda yer alabilmektedir. Bunu haber sektörü üzerinden örneklendirecek olursak, yayın yapan yüzlerce haber sitesi, 3 – 5 farklı ajanstan haberleri almaktadırlar. Dolayısıyla bir haber içeriği hiçbir farklılık olmadan yüzlerce başka sitede daha yayınlanabilir. Ancak herhangi bir haberi aradığınız zaman, haberi ilk yayınlayan ajanslar olmasına rağmen, ilk sıralarda kaliteli haber siteleri yer almaktadır. Bunun sebebi, bu prestijli marka olmuş haber sitelerinin backlink ve sosyal medya kalitesidir. Bu durumu da günlük hayatımıza uyarlayacak olursak, güvenilirliği az olan kişilerden duyduğumuz önemli bilgilere şüpheyle yaklaşırken, daha fazla güven duyduğumuz kişilerin aynı bilgiyi vermesine inanmamız ve güven duymamız gibidir. Günlük hayatımızda, tanıdıklarımıza duyduğumuz güvenin oluşmasındaki tüm kriterler, Google için de geçerlilik kazanarak web sitelerinin tüm adımlarında etkisini göstermektedir. Buradan yola çıkarak diğer önemli bir konuya değinmek istiyorum. Bir sektörde yer alan web siteleri, sektörde ilk sıradaki siteleri büyük ölçüde taklit ederek başarılı olacağını düşünürler. Bu sebeple site tasarımlarından, içeriklerine ve hatta anahtar kelime kullanım oranlarına kadar tüm unsurları en yakın şekilde uygulamaya çalışırlar.

Ancak, o sitenin hatalı site içi seo kriterleri olsa dahi, haber sektöründe örneğini verdiğimiz gibi, Google, web sitelerinin backlink yapısına ve sosyalliğine dikkat ederek bir güven puanı (Trustrank) vermektedir. Bu puan, o sitelerin site içi seo hatalarını telafi etmesi için de oldukça önemlidir. Bu sebeple, aynı güven derecesine sahip olmayan siteler, rakip sitelerin hatalarını da taklit ederlerse bu durumdan zarar dahi görebilirler. Eğer rakiplerin çalışmaları incelenip uygulanmaya çalışılacaksa, bu çalışmalar rakiplerin site dışı seo yani backlink çalışmaları olmalıdır. Backlink çalışmaları bakımından rakiplere ne kadar yaklaşırsak, güvenilirliğimiz de o derece artacaktır.

Mobil Optimizasyon

Google’ın resmi tutumu mobil uyumlu (responsive) bir site yapılması yönündedir. Mobil bir cihazdan yapılan aramalarda responsive (uyumlu) siteler az da olsa ön plana çıkmaktadırlar.

Mobil kullanıcı ve kullanım oranı her geçen gün artarken, web siteleri de kullanıcılara mobilden daha iyi nasıl ulaşabilecekleri ile ilgili stratejiler geliştiriyor. Özellikle, Google’ın arama sonuçlarında mobil uyumlu sitelere öncelik vermeye başlaması web sitelerinin de mobil kullanıma uygun olarak yenilenmesini zorunlu bir hale getirdi.

Pazarlamacılar da artık markanın iş ve iletişim hedeflerini gerçekleştirebilmesi için sadece müşteriye ulaşmanın değil, tüketicinin de istediği bilgiye erişebilmesi ve paylaşabilmesinin öneminin farkındalar. Bunu kolaylaştırmak için de markanın tüketicinin en çok nerede ve nasıl vakit geçirdiğini bilmesi gerekiyor. Tüketiciler artık vakitlerinin önemli bir bölümünü mobil cihazlarda geçiriyor.

Mobil internet kullanımı 2015 yılı itibariyle masaüstü internet kullanımının üzerinde ve milenyum neslinin %20’den fazlası bilgiye erişmek için sadece mobil cihazları kullanıyor. İnternet kullanımındaki bu büyük değişimler, tüketicilerin online deneyimlerini ve buna bağlı olarak da tüketim ve satın alma alışkanlıklarını büyük ölçüde etkiliyor.

Mobil optimizasyon, mobil kullanıcılara iyi bir deneyim sunmak ve bilgiye daha kolay erişimlerini sağlamak için responsive bir web site tasarımından, içerik pazarlama programının düzenlenmesine kadar pek çok şeyi etkiliyor. Aşağıdaki faydalı mobil optimizasyon önerilerinden faydalanarak kullanıcılara daha etkili bir şekilde ulaşabilir, etkileşimi artırabilir ve mobil arama sonuçlarında daha üst sıralarda yer alabilirsiniz.

mobil optimizasyon tavsiyeler
SEO
Responsive tasarım: Responsive web sitesi tasarımı artık geliştiriciler tarafından öncelikli olarak tercih ediliyor ve pek çok yeni web sitesi şablonunda standart olarak sunuluyor. Web siteniz hala responsive değilse, mobil kullanıma uygun hale getirmek için güncelleyebileceğiniz gibi ayrı bir mobil site tasarımı da yaptırabilirsiniz.

Sayfa hızı: Mobil kullanıcılar online aramalarında hıza oldukça önem veriyor ve bir sayfanın açılmasını beklemek yerine çoğunlukla başka bir web sitesini denemeyi tercih ediyor. Sayfa yüklenme hızını artırmak için şu önerilerden faydalanabilirsiniz:

Görsel optimizasyonu yapın. Böylece görseller mobil ekran boyutuna daha uyumlu olacak ve hızlı yüklenecektir.
Önbellek eklentileri kullanın.
JavaScript kullanın.
PageSpeed Insights’ı kullanarak web sitenizin mevcut performansını test edebilirsiniz.

Yerel optimizasyon: Firmanızın faaliyette olduğu bölgede arama sonuçlarında aktif olarak bulunabilmek için yer aldığınız online mecraların tamamında iletişim bilgilerinizin doğru ve tutarlı olduğundan emin olun.

Başlık ve meta açıklama: Mobil kullanıcıların masaüstü kullanıcılardan çok daha küçük ekranlara sahip olduğunu unutmayın. Başlık ve açıklamalarda olabildiğince kısa ve açık ifadelere yer vermeniz daha uygun olacaktır.

Kullanıcı Dostu Düzen

Yine Google Quality Guidelines’ daki makaleden alıntı yapacağız:

“En yüksek kalitedeki sayfaların sayfa düzenleri, Ana İçeriğin anında görünür hale gelmesini sağlar”

 

Ülkemizde son yıllarda %100’ün üzerinde artış sağlayan mobil kullanım oranı her geçen gün fazlalaşıyor. Bu da mobil sektörün ne kadar önemli bir alanda varlığını kanıtlıyor.

 

Ülkemiz de yakın zamanda yapılan araştırmada; 27 Milyon internet kullanıcısı bulunuyor. Bunların %55’i akıllı telefonlarından sosyal medyalara bağlanarak gündemi sıkıca takip ediyor. Asıl şaşırmamız gereken nokta ise ülkemizde 20 milyon akıllı telefon kullanıcısı bulunuyor ve her geçen gün bu oran büyüyor.

Kullanıcılar ihtiyaçlarının çoğunu internet üzerinde halletmeye başladı bile. Gelişen ve hızla büyüyen teknolojinin nimetlerinin yanı sıra, internet ile haşır neşir olan kullanıcılar gıda ve ev ürünlerini artık internet üzerinden gönül rahatlığı ile alıyor.

Bu kadar geniş bir kitle bulunuyor ve her geçen gün daha da akıllanıp oranlar gittikçe artıyor. Böyle bir kitleye tam anlamıyla ulaşmak, ihtiyaçlarını karşılamak, sektör içerisinde o kadar rakip varken size ulaşmalarının yollarından en önemlisi; uygulamanı ya da web sitenin mobil versiyonunun kullanıcı dostu, kullanım kolaylığı sağlayan bir mobil arayüz tasarımına sahip olması yolundan geçiyor.

Kullanıcılar mobil uygulamanızı kullanmaya başladığı an, kullanım kolaylığı her zaman uygulamayı bir adım öne taşıyarak kullanıcı kitlesini istediği içeriğe ulaştırmış olacak. Buna güzel bir örnek vermemiz gerekirse; Mobil telefon kullananların %85’i genel olarak cihazı sağ eli ile kontrol ediyor. Bununla kalmayıp taşıt içerisinde, herhangi bir iş yaparken bile mobil cihaz ile etkileşime geçen ilk el kullanıcıların sağ eli oluyor. Böyle bir şeye neden oynamayalım? Yani tasarımını yaptığımız uygulamanın en kötü %90 içeriği sağ el ile kontrol edilebilir olsun. Böylece kullanıcı sol elini kullanmadan tüm içeriğe sağ eli ile ulaşabilecek ve istediğini elde etmiş olmasını kim istemez?

Bu örneği kötüye çevirecek olursak; Yaratmış olduğumuz uygulamanın geri dön butonu mobil ekranın sol üst köşesinde olsun. Kullanıcı otobüs içerisinde sağ eli ile mobil cihaz üzerinde etkileşime girerek uygulamanızı kullandığını var sayalım. Geri gitmek istediğinde ve ekranın 5inç boyutlarında olduğunu düşünerek sağ elinin baş parmağı ile uygulamamızın ekranının sol üst kısmında bulunan geri butonu ulaşamayacak ve zorlanacak. Bu da işlevselliğini yitirmiş ve kullanım oranını azaltmış olacaktır. Kullanıcı geri gitmek için ya sol elini rahatsız edecek ya da cihazın uyku tuşuna basarak cebine koymasına sebep olacak.

(Bu hikâye bir yerden tanıdık geldi mi? Evet, tüm iPhone kullanıcıların çoğunun başını ağrıttığı, bence çok kullanışsız bir kullanıcı deneyimi.)

İşin aslı ve özetine gelecek olursak; Mobil Dünya hızla büyüyor ve uygulama, mobil tarayıcılardan web site içerikleri hızla yenilenip, mobil standartlarına çevriliyor. Mobil cihaza sahip tüm kullanıcılar, karmaşık, zor ve kullanışsız mobil uygulamalarının aksine daha kullanılabilir, akıcı ve istediğine daha kolay ulaşmak istiyor.

TOP